Show Buttons
Share On Facebook
Share On Twitter
Share On Google Plus
Share On Linkdin
Share On Pinterest
Share On Youtube
Contact us
Hide Buttons

Amadeus

amadeus

AMADEUS

1984, Amerika yapımı Amadeus filmi ülkemizde 1987 yılında gösterime girmiş. Yönetmenliğini Milos Forman’ın yaptığı film; dram, biyografi ve müzikal türlerine giriyor. Film, 18. yüzyılda Viyana’da yaşayan bestecilerden Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin başından geçenleri anlatıyor.

Genel bilgileri de verdiğimize göre artık kişisel yorumumuza geçebiliriz. Bu müthiş filmi izleyeli birkaç hafta oldu. Açıkçası Amadeus ismi bana Mozart’tan önce, dinlemekten inanılmaz keyif aldığım Amadeus grubunu anımsatır. Romen olduklarını yeni öğrendiğim, 4 virtüöz kızdan oluşan grup 29 Mayıs 2012’de ülkemizi ziyaret etmiş, İstanbul’da konser vermiş.

Konudan sapmadan filme dönelim. Evet, filmimizin ana karakterlerinden besteci Antonio Salieri, Mozart’ın parçalarına hayran olmakta fakat hayranlığı ölçüsünde de onu kıskanmaktadır. Mozart, bir besteyi bir kez duymakla onu hafızasına kazımakta, yaptığı bestelerde ise tek bir değişiklik yapmadan, taslağı neyse onu çalmaktadır. Böylesine bir yeteneğin, kendisine değil de şımarık yaratılışlı bir gence verilmesini Salieri hazmedemez.

Mozart, yaptığı bestelerle herkesi kendine hayran bırakır, gittiği operalardaki sanatçıları kendine çeker. Öğretmeni olan babasının izni olmadan bir evlilik gerçekleştirir. Kazandığı tüm parayı lükse harcar. Babası bu duruma el koymaya kalkışıp oğlu ile birlikte yaşamaya başlayınca, çift huzursuz olur ve gelini onu evden kovar.

mozart

Mozart beste yapmaya ve kazandığını sefahat içinde harcamaya devam eder fakat durumu gitgide kötüleşir. Ölümüne yakın bir dönemde bir ağıt (Requiem) yazması istenir. Fakat Mozart bunu yazmayı hiç istemez, çünkü bunun kendi hayatına bir ağıt olduğunu düşünür ve eseri bitirdiğinde öleceğini hisseder. (Requiem: Hristiyanlıkta ölenin ruhunun kurtuluşu için ölümün hemen ardından ya da her yıl dönümünde söylenen bir dua ya da ilahidir.) Filmde eseri bitirdiğini hatırlamıyorum, zaten araştırdığımızda da Requiem’in 2/3’ünü bitirdiğini, tamamlayamadan öldüğünü, buna rağmen en iyi eseri olarak kabul edildiğini görüyoruz.

Film Mozart’ın ölmesiyle son buluyor.

Eklemeden edemeyeceğim, Mozart’ın eğlenceli halleri, sürekli gülen ve şaşkın suratı, değiştirdiği komik peruklar aklımdan asla silinmeyecekler arasında. Ayrıca o müthiş müzikler, filmi hiç sıkılmadan izlemenizi, tam bir opera havasında dinlemenizi sağlıyor. Hiçbir filmde bu kadar huzur bulduğumu hatırlamıyorum.

peruk

Keyifli seyirler ve keyifli dinlemeler.: )

 

Please follow and like us:
0

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*