İnişler ve Çıkışlar

İnişler ve çıkışlar ile dolu hayatım, hayatlarımız. Bir merdiven ki hiç bitmiyor, sonu yok, sonsuzlukla kaplanmış. Ayağımız takılıp da düşmeden, kafamızı çeviremiyoruz gökyüzüne. Düşmemek için yere sabitlemişiz bakışlarımızı. Değişmez kuralı hayatın, karmaşıklaştırmadan çözülmüyor.

İnişler ve Çıkışlar

Bildiğimizi sanıp da ezbere yaptığımız şeylerdeki detaylarla şekilleniyor her gün. Bildiklerimizi tek tek öğreniyoruz, dejavu sanrıları hep bundan kaynaklı. Ben bilirim havalarımız içinde kendimizle uyum sağladığımız ölçüde katlanılır, öğrenme merakından eksik zorlanışlar. Aslında her şey kendiliğinden, olması gerektiği gibi, “comme il faut”. (Ivan İlyiç’in Ölümü’nü bir kez daha analım buradan)

İnceleyecek kitaplar biriktikçe birikti, izleyecek filmler ise rafa kalktı. Hasan Ali Toptaş ile çevirdim şu aralar etrafımı. Hiç şikayetçi değilim bu durumdan. Sonsuzluğa Nokta elimde, kitap olarak değil de yazar olarak yorumlayacağım bu muhterem şahsı, zira beni bu kadar etkileyen bir yazarı, tek bir kitabı ile sınırlamak istemem.

Aylar süren boşluğumu güzel birikimlerle doldurdum. Şimdi meyveleri toplama zamanı, hasat zamanı, biçilmiş çayırların üstüne yuvarlanıp, mis kokularını içime çekme vakti. Bir aya Trakya tarafları sapsarı ayçiçeği tarlaları ile dolar. Yeşil, sarı ve mavinin eşsiz buluşması. Mutlaka görülmeli, doyasıya izlenmeli.

Balık mevsimi de geliyor, alıp oltaları kovaları doldurma vakti. Gelen minikleri, arsız kedilere verme vakti. Takılan kancalara sövüp, kaçan balıkları sinirlenme vakti.

İnişler ve çıkışlar dedim ya, bunların iç içe oluşu şaşırtıyor insanı. Ne zaman yukardasınız ne zaman aşağıdasınız, bilemiyorsunuz.

Bayılıyorum şu sürreal çalışmalara…

inişler ve çıkışlar

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Blogumu beğendiyseniz sosyal medyada paylasabilirsiniz.: )

  • Follow by Email
  • Facebook
    Facebook
  • Google+
    Google+
    http://www.dongusel.net/inisler-ve-cikislar">