Kabuslarını Fotoğraflayan Adam

Sanatçı Nicolas Bruno, gerçeküstü (sürreal) ve kavramsal fotoğrafçılık tekniklerini kullanarak uyku felci deneyimlerini belgeliyor.

“Kendi kabuslarını işkence gibi görebilirsin. Bu kötü deneyim en iyi kalpli insanların bile başına gelebilir” diyen Nicolas Bruno, 7 yaşından beri kabuslar görüyor.

Bruno 15 yaşına geldiğinde bir rüya günlüğü tutmaya karar verir. Böylece kabuslarında gördüklerini sembollere dönüştürmeye başarır ve onları fotoğrafçılık yoluyla tekrar yaratmaya başlar. “İşimde su çok önemli bir unsurdur. Suyun altında olmak uykuda olmak, suyun üstünde olmak ise uyanık olmak anlamına gelir. Uyanık ve uykuda iken sıkışıp kalmanız durumunda uyku felci denen durum oluşur.”

NICOLAS BRUNO KİMDİR?

New York’ta 1993 yılında doğan fotoğraf sanatçısı, 7 yaşında görmeye başladığı kabuslardan ve halüsinasyonlardan kurtulabilmek için onları gözlemlemeyi ve yazmayı seçmiştir. İşkence gördüğü korkunç hayalleri ve halüsinasyonları durdurmak için tüm hatırladıklarını not etmiş ve hissettiklerini kelimelerle açıklamaya çalışmıştır.

Uyku felci deneyimlerinin öyküsünü anlatan fotoğraflar yaratmaya başlayan sanatçı, bu fotoğrafları hem bir terapi hem de bir iletişim aracı olarak kullanmıştır.

Fotoğrafları bazen kabuslarının gerçek ifadeleri olmuştur. Bazense hissettiği korkunç duyguların yaratıcı görselleştirmeleridir. Görüntülerde hem saldırgan hem de kurban rolündedir.

Nicolas Bruno uyku felci için “Bağlı olma ve hiçbir şey yapamama durumu” diyor.

Günlüğündeki taslakları fotoğraflara çevirmek sanatçıya hem çevresiyle iletişim kurma imkanı sağlamış hem de başına gelenlerde bir ustalık kazandırmıştır. Rüyalarını durduramaz veya yönlendiremezdi ancak kameranın arkasını kontrol altında tutabilirdi.

FOTOĞRAFLAMA YÖNTEMLERİ
“Fotoğrafçılığa tersten başladım” diyor Bruno. Ortaokul yıllarında internetten bulduğu fotoğrafları düzenlemek için Photoshop kullandığını söylüyor. Lisede ise ilk fotoğrafçılık derslerini almıştır. Üniversitede sanat tarihi dersleri görmüş ve güzel sanatlar lisansı (BFA – Bachelor of Fine Arts) almıştır.

Bruno’nun kabuslarında gördüğü rakamları betimlemek için yaptığı ilk çalışmalardan biri. “Başlangıçta, şeytanlar tarafından ele geçirildiğimi, beni rahatsız ettiklerini düşündüm. Odamda yürüyen şeylerin şeytani varlıklar olduğunu gördüm.”

Fotoğraftaki her şey titizlikle planlanmış ve detaylandırılmıştır. Yerler, aksesuarlar ve kostümler… Sanatçı çoğu zaman sığ bir alan derinliğini tercih eder ve ana karakterin yerini belirlemek için bir çubuk ya da benzeri şeyler kullanır. Böylece nereye odaklanacağını, nerede olacağını ya da nerede olmayacağını kestirmeye çalışır. Odaklama düzlemi içinde birkaç kez ileri ve geri adımlar atması gerekir. Buradaki en önemli şey kamerayı aynı noktada tutmaktır.

“Tüm karakterleri vurdum, kostümü farklı figürlere benzetmek için biraz değiştirdim. Son noktayı koymak için yukarı çıktım ve merdiven devrilmeden hemen önce çekim yaptım. Daha sonra haliyle suya düştüm, bu durum biraz komik oldu.”

Görüntü genişlemesi olarak adlandırdığı teknikte aralıklı zamanlayıcı kullanarak, tripoda kamerayı monte eder. Böylece görüntüyü daha net çekebilir. Ardından boş sahneyi farklı açılardan çeker. Kamerayı yukarı, aşağı, sola ve sağa yatırır. Arkaplanı büyütmek için çekimleri diklemesine yapar ve sonra kendini görüntünün içine koyar.

“Bu, gerçek anlamda bir deneyimi anlatmak değildir… Daha çok bir şeyle örtüşme, gizlenme ya da tamamen kopmanın öyküsü gibidir. Bu neredeyse tamamen görsel bir diyalogdur, tam anlamıyla ifade edebileceğim bir durum yok.”

Her yerde fotoğraflarda kullanabileceği aksesuarlar bulunur: çöp kutuları, antika eşyalar, küvetler, kasklar, eski saatler…

Başın üzerine konan ve okla havaya sıçrayan elma… Bu görüntü için Bruno şöyle demiştir: “Bir sürü elma getirdim ve okun havadaki görüntüsünü elde edene kadar çalıştım.”

Bu fotoğrafları çekmek onun için “korkunç bir şeyden güzel bir şey yaratmak ve onu güzelleştirmek”tir. “Sanat olmasaydı, neler olduğunu ve bunu nasıl ifade edeceğimi asla bilemeyecektim. Nerede olacağımı gerçekten bilmiyorum” diyor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

error

Blogumu beğendiyseniz sosyal medyada paylasabilirsiniz.: )