Pahalı Şeyler ve İçteki Yansımaları

Pahalı Şeyler ve İçteki Yansımaları

Pahalı Şeyler ve İçteki Yansımaları

Pahalı şeylerin ilgimi çekmediğini, onlara değer vermediğimi söylerim hep. İğrenirim bir şeye değer verirken fiyatı ile doğru orantılı olarak karar veren insanlardan. Yine bir sohbette denk gelip böylesi bir tespite, dayanamadım, dizdim düşünceleri yan yana. Niye rahatsız ediyorlar beni, neden? Ne dokunuyor bana böylesine? Bir şey acıtmasa canımı hiç takar mıyım kafama? Hiç nefret eder miyim durduk yerde?

Nerede durduğuma baktım, en güzel cevap yanımdadır düşüncesi ile hareket ederek.

Baktım ki hiç de öyle ahım şahım bir kazancım yok. Hiç de öyle pahalı zevklerim yok. Hiç de öyle harcamalarımda aşırıya kaçan bir yanım yok. Elime geçtiğinde bir anda dönüp keyfini sürmüyor muyum? Hiç düşünmeden hesapsızca eksiltmiyor muyum elimdekini? Acaba dedim, birkaç acaba daha eşlik etti ilkine. Çoğaldıkça cevap da nazını bıraktı geldi yanıma. Kovdu tüm soruları. Aynı hareketleri sergilemekten korktuğum için yerimde saymaya zorluyor olabilir miyim kendimi? Gayet de mümkün. Aptal ya da beceriksiz biri olmadığımı biliyorum. Her ne kadar kendimi küçümsemeye alışık olsam da kullanmaktan sakınca görmediğim durumlarda içteki cevherlerimi çıkartmayı biliyorum dışarıya. Ama şiddetli bir korku öylesine ağırlık vermiş ki üstüme, hareketimi kısıtlamış.

Hep derim boğazımda bir yumru oluşur, bir şey engeller, kendimi hiç istediğim gibi ifade edemem diye. Bir dönem bunun üstüne ciddi ciddi eğilmiş, beşinci çakranın kendini ifade etme merkezi olduğuna kadar gelmiştim. Çözümleme aşamasında, sorunun varlığı yokluğundan çok daha cezbedici geldiği için, üç noktayı koymuş, tüm incelemeleri oracıkta bırakıvermiştim.

Acı çekmeyi ne de çok severmişim.

Mutlak boşlukta bir de kendimi kaybetme korkusu ile karşılaşacağımı düşündüğümden durumu korumaya karar vermişim istemeden.

Evet, bariz belli bunlar. Merkezim korkularım olmuş, bundan çok sık bahsettiğimi, konularımdan birine yorum yapan bir takipçimin mesajı ile farkedip irkildim. Alıştım, o da sıradan bir şey oldu benim için. Sadece isim değişti, dipteki şeye şu an korku diyorum. Önceleri başka isimleri vardı. Ya da çok yakındılar birbirlerine de ben aynı şey oldukları yanılgısına düştüm.

Amma uzattım. Paradan girdik, korkudan çıktık. Yine dolanıp durduk, neredeyiz? Nereye geldik?

Şoför, bu durakta duralım. Biraz yürümek istiyorum.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Blogumu beğendiyseniz sosyal medyada paylasabilirsiniz.: )

  • Follow by Email
  • Facebook
    Facebook
  • Google+
    Google+
    http://www.dongusel.net/pahali-seylerin-icteki-korkusu">