Sakin Fırtına

sakin fırtına

SAKİN FIRTINA

Kandırıp durdukça kendimizi,

Artıyor pişmanlıklarımız.

Görmezden geldikçe önümüzdekileri,

Tesadüf diye yorumladıklarımız çoğalıyor.

Nereden esti şimdi bunlar? Uykusuz geçen bir gecenin ardından, notlarla dolu bir masanın karmaşıklığından, hiç bitmeyecekmiş hissi veren matkap seslerinden sonra, çok da iyi olamıyorum. Günlerdir dizlerim ağrıyordu, bir anda geldiği gibi bir anda gitti. Habersiz misafirleri sevemedim hiç. Çat kapı gelen, beni hazırlıksız yakalayan haberlere ısınamadım. Planlı olmaya çalıştım. Başardım mı? Tabi ki hayır. Çabaladıkça daha da akıntıya kapılır oldum. Önüme çıkan dallara tutundum bir süre, onlar kopunca kayalıklar durdurdu. Düşmeye ramak kala nehir yok oldu. Kupkuru bir çukurda, başımda cehennem güneşi, öylece kalakaldım.

Kolay olmuyor işlemek. Tek tek, bıkmadan, yılmadan. Umutların yıkılmasına izin vermeden.

Fırtınalar hiç sakin olur mu? Oluyor işte, biraz diplere daldırıyor, biraz hüzünlendiriyor, biraz da sallıyor. İçte yaşandığı müddetçe onları sakin göstermek de pek zor değil.:)

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Blogumu beğendiyseniz sosyal medyada paylasabilirsiniz.: )

  • Follow by Email
  • Facebook
    Facebook
  • Google+
    Google+
    http://www.dongusel.net/sakin-firtina">