Telaş

Telaş

Taşınma telaşı. Her yer her yerde. Ev, belki de en dağınık halini yaşıyor şu sıralar. Dolaplar boşalıyor, sağda solda bantlar, kalemler, poşetler, kutular.. Öte beri her yerde. Fonda en sevdiklerimden biri çalıyor:

Tekrar tekrar dinliyorum. Yine abartıp, yine kendimi kaybedip her yere taşıyacağım bu şarkıyı benle beraber. Bıkıp usanana kadar, iyice tüketene kadar, kusacak hale gelene kadar dinleyeceğim. Sözlerini ezberleyip, olur olmaz söyleyeceğim her yerde.

Okuyasım yok bugün. Emile Zola’nın Bir Aşk Sayfası yeni bitti. Sarah Jio’dan Böğürtlen Kışı’na başladım ama kitabın kapağını açasım yok bugün. O kadar süslemişler, en sevdiğim renklerle döşemişler kapağını. O bile cezbetmiyor beni. Telaş içinde koşturuyorum sağa sola. Sanki hemen yarın gidecekmişiz gibi, sanki zaman yokmuş gibi.

Hem gözlerim de acıyor. Emile Zola’da birazcık ağladım. Onun hüznü hala gitmedi üzerimden. Ayrıca yazacağım kitap hakkında, burada çok dillendirmeyeyim.

Biter mi bu dağınıklık? Bir de bunun öteki taraftaki tantanası var. Yorucu günler beni bekliyor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Blogumu beğendiyseniz sosyal medyada paylasabilirsiniz.: )

  • Follow by Email
  • Facebook
    Facebook
  • Google+
    Google+
    http://www.dongusel.net/telas">